İçeriğe geç
Kokla Dünyayı

Karlovasi Foto Blog

Karlovasi Foto Blog

Bizi takip edenlerin bildiği üzere seyahati çok sevdiğimiz gibi, yabancı bir ülkeyi oranın yerlisi gibi yaşamak için de planlar yapıyoruz. Bunun en yeni örneği olarak da Erasmus stajı kapsamında güzel Yunan adası Samos’un şirin kasabası Karlovasi’de 2 ay geçireceğiz.
Karlovasi
Burası bir haftada da olsa bizi kendisine aşık edebilmeyi başaran bir yer oldu. Çok katlı yapıların olmaması, deniz kenarındaki arazilerde bile hala tarım yapılıyor olması, dallarını kırarcasına meyve basmış ağaçları ve denizin yabani otlarla karışan kokusu ile Karlovasi bana 20 yıl önceki Zeytinalan veya Kalabak’ı hatırlatırken, küçük meydanı ve heyecanlı insanlarıyla ise Vathi, 20 yıl önceki Çeşme’yi hatırlattı.
Nüfus bakımından küçük boy bir Avrupa ülkesi ile yarışan İzmir, kaçınılmaz bir şekilde değişir ve dönüşürken, eskiyi özleyen bizler ise Karlovasi’de mutlu mesut yaşamaya başladık 🙂
Karlovasi

Küçük evimizin manzarası, sağda keçi ağılı, solda meyve bahçeleri ile sarılı basit bir sokaktayız.
Karlovasi

Herkes evinin önüne arabasını park edecek değil ya 🙂
Karlovasi

Evimizin önündeki plaj, arkası Karlovasi Liman
Karlovasi
Karlovasi

Komşularımızın “az kıskandığımız” evleri 🙂
Karlovasi

Bu arada tabii ki bütün evler harika bir durumda değil.
Karlovasi

Bize gelin duvağı gibi geldi, size?
Karlovasi

Cami yıkılmış ama mihrap yerinde
Turizmin bir çok aile beslediği Samos’ta, Karlovasi de bundan payını almış. Bir çok restoran ve kafe ile hem gece hem de gündüz sizi ağırlamak için bekliyorlar. Açıkçası Türklerin baskınına da çok hazırlar, çoğunda Türkçe menü bile var. Zaten burası üniversite şehri olduğu için her keseye ve zevke göre bir yer bulabilmeniz mümkün.
Karlovasi

Köyümüzün içindeki küçük meydan
Karlovasi

Neo Karlovasi’nin gençlerle dolu “asıl” meydanı
Geldiğimizin 3. günü meğerse Hristiyanlar için çok önemli bir günmüş. Bir kutlama bir kutlama, bandolar mı yoktu, asılan bayraklar mı. Her yer tütsü kokularıyla kaplanmıştı. Biz de buna kayıtsız kalamadık ve evimizden yakın görünen bir tepeye kurulmuş olan Agia Triada kilisesine tırmandık.
Karlovasi

Meğerse kiliseye normal bir yoldan da çıkılıyormuş ama Kanadalı ev sahibemiz bizi kendinden bilip bize keçi yolunu tarif etmiş 🙂
Karlovasi

İşte bu minicik kilise tüm Karlovasi’yi yukarıdan izliyor…
Karlovasi

…buradan…
Karlovasi

…bu manzarayı görüyor.
Karlovasi

Merhaba uzaylı biz dostuz 🙂
Karlovasi

Köyümüzün protokolü ve bandosu
Karlovasi

Aşağı iniş yolunda gördüğümüz minik bir terastan Karlovasi manzarası.
Karlovasi

St. Nikolaos Kilisesi
Ne demiştik, bir “ada’dayız” Yani dört yanımız denizlerle kaplı. Evimizden yarım saatlik rahat bir yürüyüşten sonra önce çam ağaçları içindeki bu kilise ile karşılaştık. Biraz tepede kalan bu kilise Potami plajına kuşbakışı bakıyor.
Potami Plajı

Kilisenin nefes kesen manzarası, Potami Plajı.
Cafe del Mundo

O kadar yürü, üstüne de yüz insan acıkıyor tabi 🙂 Potami plajının üstündeki sıcak mekan Cafe del Mundo…
Cafe del Mundo

…ve içi (ya da dışı:)
Karlovasi

Dönüş mü? O otostopla 🙂
Karlovasi

Daha ilk haftadan yerellerle sosyalleştik bile. Karşınızda köyümüzün yıl sonu müsameresi 🙂
Karlovasi

El yapımı hediyeliklerimiz
Karlovasi

Bu arada yeni evimize taşınırken bize feribot biletlerimizi sağlayan Meander Travel / tatillimani.com’a da çok teşekkürler.

Yakında bir seyahatiniz varsa...

Bağlantılarımız üzerinden rezervasyon veya satın alma yaptığınızda biz küçük bir komisyon kazanıyoruz; sizin ödediğiniz fiyat değişmiyor.